Location Image

Kültür, Dr. Mediha Eldem Sk.

62/16 Çankaya/ANKARA

Time Image

09:00

18:00

Türk Medenî Kanunu Uyarınca Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiyesi

Türk aile hukukunda eşler arasındaki malî ilişkiler, 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu (TMK) ile köklü bir değişikliğe uğramıştır. 1926 tarihli mülga 743 sayılı Kanun döneminde "mal ayrılığı" yasal rejim iken, modern hukuk sistemleri ve İsviçre Medenî Kanunu ile uyumlu olarak TMK m. 202 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi "asıl" ve yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Bu rejimin temel amacı, evlilik birliği süresince eşlerin emek vererek elde ettikleri kazanımların, evliliğin sona ermesi durumunda (boşanma veya ölüm) değer itibarıyla ve alacak hakkı düzeyinde eşit şekilde paylaşılmasını sağlamaktır.

TMK m. 203 uyarınca eşler, yasal mal rejimi yerine kanunda öngörülen seçimlik rejimlerden (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı) birini mal rejimi sözleşmesi ile her zaman seçebilirler. Ancak herhangi bir sözleşme yapılmamışsa, evlilik birliğine kendiliğinden edinilmiş mallara katılma rejimi tatbik edilir. Bu rejimde mülkiyet hakkı bozulmaz; her eş kendi adına kayıtlı olan malın maliki olmaya devam eder, ancak tasfiye aşamasında diğer eşe, malın değeri üzerinden bir katılma alacağı hakkı tanınır. Kanun, eşlerin malvarlığı üzerinde bir belirsizlik olması durumunda, her bir eşin malvarlığı unsurunun aksini ispat edemediği sürece “edinilmiş mal” sayılacağına dair bir adi karine kabul etmiştir (TMK m. 222/3).

Dava Devam Ederken Ortak Malların Akıbeti ve Yargıtay Uygulamaları

Mal rejiminin tasfiyesi sürecinde, özellikle boşanma davası devam ederken mevcut malların durumu ve eşlerin bu mallar üzerindeki tasarrufları hukukî güvenliğin tesisi açısından kritik öneme sahiptir.

  1. Sona Erme Anı ve Malların Tespiti: TMK m. 225/2 uyarınca, mahkemece boşanmaya karar verilmesi durumunda mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere sona erer. Bu hükmün en önemli sonucu, tasfiyeye konu edilecek edinilmiş malların kapsamının boşanma davasının açıldığı andaki duruma göre belirlenmesidir. Ancak bu malların parasal değeri, TMK m. 235/1 uyarınca tasfiye (karar) anındaki sürüm değerleri üzerinden hesaplanır.
  2. Dava Sürecinde Mal Kaçırma ve Eklenecek Değerler: Boşanma davası açıldıktan sonra ancak tasfiye kararı verilmeden önce, davalı eşin kendi adına kayıtlı olan bir edinilmiş malı üçüncü kişilere devretmesi, diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz. TMK m. 229 uyarınca, bir eşin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar veya diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara “eklenecek değer” olarak kabul edilir. Bu durumda mal fiziksel olarak eşin elinde olmasa dahi, varmış gibi hesaplamaya dâhil edilir.
  3. Yargıtay Kararları ve Örnek Uygulamalar: Yargıtay, boşanma davasının açılmasından sonra edinilmiş mal niteliğindeki taşınmazların devredilmesine rağmen, bu malların tasfiye tarihi itibarıyla piyasa değerinin artık değer hesabında dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Örnek Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2013 tarihli kararında (E. 2012/11612, K. 2013/7826), boşanma davası sürerken davalı eşin malvarlığı üzerinde yaptığı tasarrufların, davacı eşin katılma alacağı hakkını zedeleyemeyeceği, bu malların tasfiye anındaki değerleri ile hesaba katılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
  • Pert Olan Araç Durumu: Yargıtay yine bir kararında, boşanma davası açıldıktan sonra edinilmiş mal olan bir aracın kaza yaparak “pert” olması durumunda dahi, sigorta tazminatı varsa bunun, yoksa aracın değerinin yarı oranında katılma alacağına konu edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
  1. Eksik Kalan Hususlar: İhtirazı Kayıt ve Faiz: Kaynaklarda dikkat çeken ve metne eklenmesi gereken bir husus, mal rejimi sona erdiğinde mevcut olan nakit paranın durumudur. Boşanma davasının açıldığı anda mevcut olan bir miktar paranın, tasfiye kararının verildiği tarihe kadar geçen sürede getirdiği faiz geliri, Yargıtay tarafından tasfiye anındaki değerle birlikte hesaba katılmaktadır. Ayrıca eşler, anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminden feragat edeceklerse; “maddi-manevi hiçbir talep yoktur” gibi genel ifadeler yerine, mal rejimi alacaklarını kapsayacak şekilde açık ve kesin bir dil kullanmalıdırlar.
    Sonuç olarak; boşanma sürecinde yasal mal rejimi, eşlerin evlilik içindeki emeklerini korumayı hedeflerken; davanın açıldığı tarihteki malvarlığını dondurup karar tarihindeki değeri esas alarak ekonomik hakkaniyeti sağlamaktadır. Evlilik birliği içerisinde edinilen mallar, iki kişinin birlikte doldurduğu bir kumbaraya benzer. Boşanma davası açıldığında kumbaradaki paralar (mallar) dondurulur; ancak paylaşım anında o paraların bugünkü alım gücü (tasfiye anındaki sürüm değeri) hesaplanarak taraflara paylaştırılır. Eşlerden birinin kumbaradan gizlice para çıkarması (mal kaçırması), o paranın hiç çıkarılmamış gibi hesaba dâhil edilmesini engellemez.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir