Location Image

Kültür, Dr. Mediha Eldem Sk.

62/16 Çankaya/ANKARA

Time Image

09:00

18:00

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI SEBEBİYLE İŞVERENİN SORUMLULUĞU

  1. Giriş;
  • Kavramsal Çerçeve: İş kazası ve meslek hastalığı tanımları, işverenin gözetme borcu.
  • Yasal Dayanak: 506 sayılı Kanun m. 26 (ve 5510 s.k.), TBK m. 49 ve m. 66 çerçevesinde sorumluluk.
  • Amacı: İşçinin beden bütünlüğünün korunması ve SGK’nın rücu hakkı.
  • Değinilecek Kavramlar: İş kazası, meslek hastalığı, illiyet bağı, rücu davası, sosyal güvenlik.
  1. İş Kazası ve Meslek Hastalığı: Karşılaştırmalı Analiz
  • Tanımsal Farklılıklar: Ani gelişen olay (kaza) ile sürece yayılan maruziyet (hastalık) ayrımı.
  • İşverenin Görev ve Sorumlulukları: İSG önlemleri alma borcu, kusur sorumluluğu ve kaçınılmazlık ilkesi.
  • Değinilecek Kavramlar: İSG mevzuatı, kast, suç sayılır eylem, fennen önlenme imkanı.
  1. Tazminat Davaları ve Hesaplama Yöntemleri
  • Dava Türleri: Maddi (iş göremezlik, destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat davaları.
  • Hesaplama Teknikleri: İç tavan (SGK yardımları) ve dış tavan (gerçek zarar) ayrımı.
  • Aktüeryal Veriler: Bilinen dönem, bilinmeyen dönem, PMF tabloları, artırım ve ıskonto oranları.
  • Değinilecek Kavramlar: Peşin sermaye değeri, dış tavan, rücu sınırı, maluliyet derecesi.
  1. Sonuç
  • İşveren sorumluluğunun caydırıcılığı ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi.

Genel Bilgiler;

Türk iş hukukunda işverenin iş kazası ve meslek hastalığından doğan sorumluluğu, işçinin sadakat borcuna karşılık işverenin işçiyi gözetme (koruma) borcunun en somut tezahürüdür. Sosyal sigorta sistemi, bu risklerden doğan zararları belirli ölçüde karşılasa da, işverenin sorumluluğu tamamen ortadan kalkmamaktadır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 26. maddesi (ve güncel 5510 s.k. m. 21) uyarınca; iş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi veya suç sayılabilir bir eylemi sonucu meydana gelmişse, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yaptığı yardımları işverene rücu edebilmektedir.

Akademik çerçevede işverenin bu sorumluluğu, sadece SGK’nın malvarlığındaki eksilmeyi gidermek değil, aynı zamanda işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerinin alınmasını teşvik eden caydırıcı bir işleve sahiptir. İşverenin sorumluluğunun doğması için sigortalının bir iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması, işverenin mevzuatın öngördüğü önlemleri almamış olması ve bu ihmal ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması şarttır. Bu hukuki rejim, işçinin ekonomik ve sosyal açıdan zayıf konumda olması nedeniyle, onu işverene karşı koruyan ve beden bütünlüğüne verilen zararın tazmin edilmesini sağlayan bir alacak hakkı niteliğindedir.

Gelişme Bölümü: Sorumluluk ve Tazminat Süreci

Kaynaklara göre iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin sorumluluğunu tetikleyen iki ana olgudur. İş kazası, işyerinde veya işin yürütümü sırasında meydana gelen ani bir olayı ifade ederken; meslek hastalığı, işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık durumudur. İşverenin sorumluluğu saptanırken kaçınılmazlık ilkesi kritik bir rol oynar; eğer olay, teknolojinin vardığı düzeyde fennen önlenmesi mümkün olmayan bir sebeple gerçekleşmişse, işverenin kusursuzluğu veya sorumluluğun hafifletilmesi söz konusu olabilir. İşveren, mevzuatta yer almasa dahi aklın, bilimin ve tekniğin gerektirdiği tüm tedbirleri almakla yükümlüdür.
İşçinin veya hak sahiplerinin açabileceği tazminat davalarında maddi ve manevi tazminat talepleri öne çıkar. Maddi tazminatın hesaplanmasında uygulamada “Dış Tavan” ve “İç Tavan” ayrımı yapılmaktadır. Dış tavan, işçinin veya mirasçılarının sorumlulardan isteyebileceği, aktüeryal yöntemlerle hesaplanan gerçek zarar miktarını ifade ederken; iç tavan, Kurumun (SGK) bağladığı gelirlerin peşin sermaye değerleri toplamıdır. İşveren, iş kazası sonucu oluşan gerçek zararın (dış tavan), SGK tarafından karşılanmayan kısmından bizzat sorumludur.

Hesaplamalarda işçinin aktif dönem (emeklilik yaşına kadar olan süre) ve pasif dönem (yaşlılık dönemi) kazançları dikkate alınır. Uygulamada, PMF yaşam tabloları kullanılarak 60 yaş sınırı üzerinden bakiye ömür hesabı yapılır. Tazminat tutarı belirlenirken; kaza tarihindeki net kazanç, işçinin kusur oranı ve maluliyet derecesi temel parametrelerdir. Kurum tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri hesaplanırken enflasyon ve peşin ödeme etkilerini dengelemek için artırım ve ıskonto oranları uygulanır. Manevi tazminat ise işçinin veya ailesinin duyduğu elem ve ızdırabı gidermeye yönelik olup, hâkimin takdirine bağlıdır.

İş kazası sebebiyle açılan maddi tazminat davalarında tazminat miktarının belirlenmesi için yapılan hesaplamalarda dört ana unsur temel parametre olarak kabul edilmektedir.

Bu dört ana unsur şunlardır;
1.İşçinin Bakiye Ömrü: Tazminatın hesaplanacağı süreyi belirlemek amacıyla sigortalının kaza tarihindeki yaşına göre beklenen yaşam süresi dikkate alınır,. Uygulamada bu sürenin belirlenmesinde genellikle PMF yaşam tabloları kullanılır.

  1. Kusur Durumu: Kazanın meydana gelmesinde işverenin, sigortalının ve varsa üçüncü kişilerin kusur oranları tazminat miktarını doğrudan etkiler,. İşverenin sorumluluğu tespit edilirken kaçınılmazlık ilkesi de göz önünde tutulur,.
  2. İş Göremezlik Derecesi: Sigortalının kaza neticesinde beden gücünde meydana gelen azalma veya tamamen kayıp (maluliyet) oranı hesaplamanın temel dayanaklarından biridir,.
  3. Kazanç Durumu: Sigortalının kaza tarihindeki net kazancı esas alınarak, gelecekte elde edeceği muhtemel gelir kayıpları bu veri üzerinden hesaplanır,.
    Bu unsurlar kullanılarak yapılan hesaplamalarda; kaza tarihi ile hüküm tarihi arasındaki “bilinen dönem” ve emeklilik yaşına kadar olan “bilinmeyen dönem” (aktif ve pasif dönem) kazançları ayrı ayrı değerlendirilir

İşçinin Hakları ve Eksik Hususlar

İşçinin hakları konusunda birkaç teknik ayrıntının vurgulanması gerektiği saptanmıştır. Kaynaklara göre, işverenin sorumluluğunun tespitinde işçinin karşıt kusuru varsa, bu oran işverenin ödeyeceği tazminattan indirilir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda, işverenin rücu davalarında sadece Kurum tarafından ilk bağlanan gelirin peşin sermaye değerinden sorumlu tutulması, daha sonra kanun veya katsayı değişiklikleriyle meydana gelen artışlardan (illiyet bağı koptuğu için) sorumlu tutulmaması hakkaniyet gereğidir.

Buna ek olarak, işçinin iş kazası sonrası sahip olduğu geçici iş göremezlik ödeneği hakkı ve tedavi giderlerinin Kurumca karşılanması, işverenin üzerindeki mali yükü hafifleten ancak sorumluluğunu tamamen kaldırmayan unsurlardır. İşçi, Kurumun karşıladığı miktarın üzerindeki tüm zararlarını (örneğin dış tavan ile iç tavan arasındaki farkı) işverene açacağı ek bir tazminat davası ile talep etme hakkına sahiptir.

İşverenin sorumluluğu, bir fabrikayı yöneten mühendisin sadece makinenin çalışmasından değil, o makinenin çarkları arasında çalışan işçinin güvenliğinden de sorumlu olması gibidir; alınan her güvenlik önlemi iş barışının sigortası, ihmal edilen her cıvata ise hukuki bir yaptırımın habercisidir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir